11 Kasım 2010 Perşembe

5 Kasım 2010 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde ender rastlanan bir olay yaşandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Teknopark” açılışı nedeniyle üniversiteye yaptığı ziyaret esnasında öğrenci protestoları başbakanlık korumaları, sivil polis ve çevik kuvvet tarafından orantısız güç kullanımıyla engellenmeye çalışıldı.

Öğrenciler tarafından bir karşı kuvvet kullanılmaması ve demokratik protestoda ısrar edilmiş olması belki de olayların daha korkunç bir boyuta ulaşmasının önündeki tek engeldi. Özgür ve eleştirel düşünce, bilimsel üretim ve ifade özgürlüğünün beşiği olması gereken bir üniversitenin orta meydanında biber gazı kullanılması, sınıfların polislerce basılması ve öğrencilerin tartaklanmasını kabul edilemez buluyoruz.

Bir komutan edasıyla okula gelen başbakana, okuldaki sağlıklı eğitim ortamının tehlikeye girmesine zemin sunan okul yönetimine hatırlatmak gerekir ki üniversiteler öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerindir. Kendini eleştiren ve protesto eden herkesi despot bir biçimde susturmaya çalışan yaklaşım, muhalif seslerin bastırılmasına hizmet ediyor ve en basit ifadeyle üniversiteye yakışmıyor. Öte yandan, üniversitemizde açık şiddet ve baskı ortamının oluşmasına zemin sunanların rektörlük ve yönetim olduğu aşikârdır.

Üniversite kapılarından içeri girmemesi gerekenler anadillerinde eğitim talep eden Kürtler, siyasi duruşları nedeniyle kapı dışarı edilen muhalifler ya da başörtülü kadınlar değil; okulu ve öğrencileri terörize eden başbakan ve polisleri ile tüm bunlara zemin hazırlayan, göz yuman okul yönetimidir.

Tüm kamuoyunu 5 Kasım’da üniversitemizde gördüğümüz manzaraya sebep olan başbakan ve polislerini ve olaylara zemin sunan okul yönetimini kınamaya ve üniversitelerin sahip olması gereken demokratik ve özgürlükçü ortama zarar veren her türlü uygulamaya karşı çıkmaya; başta Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, mezunları, akademisyenleri ve emekçileri olmak üzere herkesi bu olaylar hakkındaki görüşlerimizi paylaşmak, demokratik ve özgürlükçü bir üniversite adına neler yapabileceğimizi tartışmak için 25 Kasım Perşembe Saat 17:00'de Güney Study'de buluşmaya davet ediyoruz.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ